Kendimize, niteliklerimize, kapasitemize, kendimize atfettiğimiz duygu yada fikir yollarına dair sahip olduğumuz inançlar, kişisel imajımızı veya kendi imajımızı şekillendirir.

 

Özgüven, kendimizi yaşam süresince birleştirdiğimiz duygu ve deneyimlere dayanarak yaptığımız değerlendirmedir. İster beğenelim ister beğenmeyelim parlak zeka yada aptal, yetenekli yada aciz hissediyoruz. Bu şahsi değer oldukca önemlidir, çünkü şahsi potansiyelimizin ve yaşamdaki kazanımlarımızın gerçekleşmesi büyük seviyede buna bağlıdır. Bu şekilde, kendilerini iyi hisseden, kendine saygısı iyi olan insanlar yaşamın getirmiş olduğu zorluklarla ve sorumluluklarla yüzleşebilir ve çözebilirler. Tersine, kişilik saygısı düşük olanlar kendilerini sınırlama ve başarısız olma eğilimindedir.

 

Özgüven,bireyin temel bir yönüdür . Fiziksel özelliklerden davranışımıza kadar, kendimize yaptığımız değerlendirmeye dayanarak oluşturulmuştur. Özgüven statik değildir, ancak zaman içinde değişebilir ve deneyimlerimize göre değişebilir.

 

Sağlam bir özgüvene sahip bir kişi kendinden emin, kapasitesine  güvenir, başkaları tarafından  manipüle edilmesine izin vermez, korkmaz ve anı tam olarak yaşar. Bununla birlikte, Özgüveni düşük olan insanlar kendilerinde çarpık bir görüşe sahiptirler, fazlaca mükemmeliyetçidirler, sadece eleştiriyi kabul etmekte zorlanırlar; Reddetme korkusuyla başkalarını memnun etmeleri gerekir, olasılıklarına inanmazlar, güvensizdirler, şikayet ederler, hatalarından ötürü kendilerini aşırı suçlarlar ve çoğu zaman kendilerini başkalarıyla karşılaştırırlar. Kendine itimat eksikliği, yaşamlarının bütün alanlarında muazzam bir memnuniyetsizlik ve zaman zaman anksiyete ve depresif emarelerle ilgili zorluklar yaratır .

 

Bir psikolog duygusal rahatlık açısından, karşılaştığınız herhangi bir durumda veya yaşamsal anda oldukça mühim bir şey geliştirmenize destek olmak için oldukça faydalı olabilir.