İntihar ,genellikle depresyon da dahil olmak üzere birçok faktörün etkileşiminin sonucudur.

Ateşli silahların kullanılması gibi birtakım intihar yöntemlerinin ölümcül olma olasılığı daha yüksektir; ancak daha az kusursuz bir metot seçmek, intihar niyetinin daha az ciddi olduğu anlamına gelmez.

Tehditlere ve intihar girişimlerine dikkat edilerek ehil yardım ve destek sağlanmalıdır.

 

İntihar davranışı şunları ihtiva eder:

 

Tamamlanmış intihar: ölümle sonuçlanan kasıtlı olarak kendine zarar verme eylemi.

İntihar girişimi: ölüme neden olma niyetiyle kendini yaralama eylemi, ancak sonuçta ölümcül değildir. İntihar girişimi yaralanmaya yol açabilir.

Ölüme niyet olmadan zararı olan bir hareket. Bu eylemler şunları içerir:

kollara çizik atmak, kendinizi bir sigara ile yakmak ve aşırı dozda vitamin almak.

İntihara eğilimli olmayan kendine zarar verme, romantik gerginliği azaltmanın bir yolu olabilir veya hala yaşamak isteyen insanlardan yardım talebi olabilir. Bu eylemler hafife alınmamalıdır.

 

İntihar davranışı çok yaygın bir sağlık sorunudur. İntihar davranışı her yaştan, etnikden, inançtan, gelirden, eğitim düzeylerinden ve eşeysel yönelimlerden oluşan erkek ve kadınlarda görülür. Tipik bir intihar profili yoktur.

 

Nedenler:

 

İntihar eden her altı kişiden biri, davranışlarını açıklamak için çoğu zaman ipuçlarını veren bir not bırakır.

 

İntihar davranışı genellikle birkaç faktörün etkileşiminin sonucudur.

 

İntihar davranışına katkıda bulunan en sık faktör;

 

Depresyon

Depresyon beklenmedik bir halde ortaya çıkabilir, yakın zamanda meydana gelen bir yitik veya başka bir yıkıcı vakayla tetiklenebilir veya bir faktör kombinasyonunun sonucu olabilir. Evlilik ilişkisindeki sorunlar, kısa sürede tutuklanan yahut yasa ile ilgili sorunlar, zor ya da sonlanmış olan aşk ilişkileri, anne babalarla ya da zorbalıkla (gençler durumunda) çatışmalar ya da kısa sürede sevilen birinin kaybı ( özellikle yaşlı popülasyonda), depresyonlu kişilerde intihar girişimi için tetikleyicilerden bazıları olabilir. Depresyonlu kişilerde de kayda kıymet derecede endişe varsa, intihar riski daha yüksektir.

 

Bazı rahatsızlıkları olan insanlarda depresyon geliştirebilir ve intihar girişimleri yapabilirler. Artmış bir intihar payı ile ilişkili hastalıkların çoğu merkezi sinir sistemini ( AIDS , multipl skleroz , temporal lob epilepsisi yada travmatik beyin yaralanmaları gibi ) doğrudan etkiler veya neden olabilecek tedavileri içerir  (birtakım antihipertansif ilaçlar gibi).

 

Yaşlı insanlarda, intiharların ortalama ‘sı, en azından kısmen, ciddi kronik ve ağrılı fiziksel bozukluklara bir cevap olabilir.

 

Travmatik çocukluk deneyimleri, fizyolojik ve eşeysel istismar dahil, depresyon bu deneyimleri olan insanlar içinde yaygındır belki de, intihar girişimi riskini arttırır.

 

Alkol tüketimi depresif bir tabloyu kötüleştirebilir ve bu da intihar davranışı riskini artırır. Alkol ek olarak kendi kendini kontrol etme yeteneğini de azaltır. İntihar girişiminde bulunanların birçoğu daha önce alkol tüketmişti ve bu insanların ortalama yarısı o anlarda sarhoştu. Alkolizm, özellikle ağır alkol tüketimi, geri çekilme dönemlerinde çoğu zaman pişmanlık hissine neden olduğundan, alkolikler ayık olduklarında bile intihara daha yatkındır.

 

Hemen hemen tüm öteki akıl sağlığı bozuklukları da artan intihar riski ile ilişkilidir.

Sınır kişilik bozukluğu yada antisosyal kişilik bozukluğu ve  şiddet davranışları öyküsü olan kişiler, özellikle de intihar için artmış risk altındadır. Bu hastalıkları olan insanlar hayal kırıklığını kötü bir biçimde tolere eder ve strese dürtüsel olarak reaksiyon verir, ara sıra kendine zarar verme veya agresif davranışlara yol açar.Ayrıca, şizofreni hastaları da depresyona eğilimlidir.

 

Yalnız yaşamak doğrudan intihar davranışı riskini artırır. Ayrılmış, boşanmış veya dul insanlar içinde intiharın tamamlanma riski daha yüksektir. Kararlı bir eşe sahip olan popülasyondaki intihar, tek ya da istikrarsız bir partner popülasyonundakinden  daha azdır.