Hepimiz kilo almaktan korkuyoruz.  Fit görünmeye dikkat etmeye çalışıyoruz. Fakat bazen kantarın topuzu kaçabiliyor ve farkında olmadan sağlığımıza zarar verecek boyutta diyetler yapmaya kalkıyoruz. Anoreksi  kelime anlamı olarak iştahsızlık demek. Anoreksisi olan insanlar için, kilolarını  kontrol etmek çok önemlidir.

 

Anoreksisi olan kişiler kilo almamak veya kilo vermeye devam etmek için, yiyecek miktarlarını engelleme eğilimindedir. Anoreksiyamız varsa kalori alımını kontrol etmek için, yedikten sonra kusma davranışlarımız olabilir. . Ayrıca, kilo verebilmek için aşırı egzersiz yapabiliriz. Böyle bir tablonun içindeyken ne kadar kilo kaybedersek kaybedelim,  yine de kilo almaktan korkmaya devam ederiz.Müshil, lavman, diyet takviyeleri veya bitkisel mamülleri kilo almamak veya kilo vermek için kullanabiliyoruz fakat bu davranışlar psikolojik açıdan maalesef ki yararlı olmayan davranışlardır.

 

Anoreksiya  yemekle alakalı değildir. Duygusal sorunlarla başa çıkmaya çalışmanın bir yoludur. Anoreksiyamız varsa,  kilo vermeye çalışırken aslında yapamaya çalıştığımız şey, benlik saygımızı kazanmaya çalışmak.

 

Anoreksiya, hayatınızı ele geçirebilir ve bununla başa çıkmak fazlaca zor olabilir. Ancak bir psikologdan psikolojik danışmanlık alarak ne yaşadığınızı daha iyi algılayabilir, daha sıhhatli beslenme alışkanlıklarına dönebilir ve anoreksiyayı yenebilirsiniz.

 

Anoreksiya nervozada sağlıklı olmayan bir vücut ağırlığı algısı ve çok yoğun  kilo alma korkusu vardır.Anoreksiyada, aşırı kilo kaybı veya kilo alımında başarısızlık, yorgunluk, uykusuzluk, kusmalar yaşarız.

 

Anoreksiya yaşıyorsak aşağıdaki maddeler bize tanıdık gelecektir:

  • Yemek atlamak ya da sık yemek yemeyi reddetmek
  • Açlığı reddetmek ya da yiyecek yememek için mazeretler göstermek
  • Genellikle kalorisi düşük olan sadece birkaç “güvenli” yiyecek yemek
  • Çiğnedikten sonrasında yiyecekleri tükürmek
  • Halk içinde yemek istememek
  • Yenen yemek miktarı hakkındaki yalan söylemek
  • Çok sık tartıya çıkmak
  • Kişinin beğenmediği vücut kısımlarına aynada sık sık bakması
  • Şişman olduğunu yakınlarına söyleyerek dert yanma
  • Sosyal geri çekilme(Arkadaş ve / veya aile bireyleri ile görüşmeyi azaltma)
  • Sinirlilik
  • Uykusuzluk
  • Cinselliğe olan ilginin azalması

 

Nedenleri:

Ruhsal ve çevresel faktörlerin bir sonucu olarak anoreksiya ortaya çıkabilir.

Mükemmeliyetçiliğe karşı aşırı bir eğilimimiz varsa yeterince fit olmadığımızı düşünebiliriz ve dolayısıyla anoreksiya yaşayabiliriz.

Batı kültürü vücut inceliğini vurgular ve yüceltir. Bu sağlıksız bir vurgudur.  Bunu yüceltmek uygun bir davranış değildir. İnsan sadece insan olduğu için değerli ve sevilmeye layıktır. Değerimiz kilomuzdan dış görünüşümüzden bağımsızdır.

 

Risk faktörleri

Anoreksiya kadınlarda ve ergenlerde daha yaygındır. Bununla birlikte, her yaştan insanda ortaya çıkabilir, ancak 40 yaşın üzerindeki kişilerde nadirdir. Ergenler için dış görünüş çok kıymetlidir. Ayrıca ergenler artan akran baskısıyla karşılaşabilir ve dış görünüş ile alakalı yorumlara kırılabilirler.

 

Diyet yapmak anoreksiya için bir risk faktörüdür. Açlık çekmek, zihnimizi ve ruh halimizi etkiler, geniş düşünmeyi ve iştahı azaltır. Düzenli açlık çekmek, zihnimizi savunmasız bırakır ve düzenli sağlıklı yeme alışkanlıklarına dönmeyi zorlaştırır.

Okul, ev ya da iş değiştiriyor olmak, bir ilişkinin bitmesi, sevilen birinin ölümü gibi yaşam olayları anoreksiya riskini artırır.

 

Anoreksiya aşağıdakilerle birlikte görülebilir;

  • Depresyon
  • Anksiyete
  • Obsesif Kompülsif Bozukluk

 

Anoreksiya probleminizi sevdiklerinizden saklıyorsanız, konuşmak için güvendiğiniz birine açılabilirsiniz. Psikolog desteği alarak anoreksiyayı yönetmeye başlayabiliriz 🙂

Sevgi ve Şefkatle Kalın. 🙂